30 Ağustos 2015 Pazar

İyi haftalar

Bir haftasonu daha bitti. Pazar günümüzü de  İnkum'un muhteşem denizinde geçirdik ama hem güneş, hem deniz, hem yol bizi çok yordu. Neyse geçmişe mazi diyerek yeni bir haftaya daha merhaba demiş olalım. Ama pazartesi hep kaka , pazartesi hep çirkin, o hep istenmeyen tüy değil mi 😂 Evet ne yapalım sevmiyoruz onu, ama her ne kadar, her pazartesi yataktan sürünerek kalkıp, uykumuzu alamadan işlerimize gidip kendimizi kahveye vursak da, pazartesi demek yeni bir hafta demek..Yeni bir hafta demek umut demek..

Ve şunu sakın unutmayın, inanç mucizeyi mümkün kılar 👼🏼

Envai

İstanbul'da yaşadığım ve işyerimin Gayrettepe' de olduğu zamanlar en büyük sıkıntımız öğle tatillerinde şirkette yemeğimizi yedikten sonra kahve içmek için mekan olmamasıydı. Hemen hemen her gün bundan şikayet ederdik . Hatta kendi aramızda da buraya şöyle bir kafe açacaksin diye klasik geyiğimizi yapardık. O gruptan biri vardı ki eşiyle birlikte bu hayali gerçekleştirdi. Can dostum , canım arkadaşım ,denetçi zamanlarimdaki seniorım Oya ve eşi Hüseyin 'Envai' çeşit kahveden oluşan kafelerini açtılar. Oya kariyerine devam etmekte olduğu için kafeyle Hüseyin ilgileniyor. Bir de köpekleri 'Patron' var ki oranın maskotu olmuş durumda. Eğer instagram ve facebook hesabindan 'envaikahve' olarak takip ederseniz tadına doyulmaz bir canlı müzik gecesine denk gelebilirsiniz. İstanbul'un koşturmacasından uzaklasmak istediğinizde gazetenizi, kitabınızı alın buraya mutlaka uğrayın. Şehrin göbeğinde fakat sanki değil.. İnsana huzur veren ambiyansı bahçeye adım attığınız gibi anlaşılıyor. Ayrıca ev yapımı kekleri de çok lezzetli 👌





29 Ağustos 2015 Cumartesi

İnkum Güncesi

Gürgen ağaçlarının arasında 1,5 saatlik bir yolculuğun sonunda Bartın'ın Güzelcehisar'a bağlı küçük bir sahil kasabası olan İnkum'a vardık. Batı Karadenizde bir çok kumsal ve koya gittik ama çok azı, hakkında yazmaya değerdi. İnkum ise özellikle yaz aylarında gelinesi sahil beldelerinden.Öğrendim ki eşim bookingten aylar öncesinde yerimizi ayırtmış.
Malumunuz bu kaçamağı 3.evlilik yıldönümümüz için yapmıştık. Kaldığımız otelin ismi İnkum Terrace Otel ve bütün odalari yanyana bungolowlardan oluşuyor. İsterseniz otelin bağımsız iskelesinde harika bir koyda , isterseniz 300 metre ilerisinde plajdan denize girebilirsiniz. Çocuklu aileler altın kumlu olan kumsalı tercih edebilirler:)
Sahilin en sonunda, şekli kurbağaya benzediği için kurbağa kayası denilen bir kaya oluşumu var ki görülmeye değer, üzerinde de ilginç bir biçimde ağaç çıkmış  :) Yürüyüşe çıkarsanız köylülerin akşam geç saatlere kadar açık olan tezgahlarından her türlü organik sebze meyve satın alabilirsiniz.













28 Ağustos 2015 Cuma

Zaman su misali



Tarihler 31.08.2012' yi gösteriyordu 'hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde ve kötü günde, yoksullukta ve bollukta ,ölüm bizi ayırana kadar ' diye birbirimize söz verdiğimizde ..

İşten çıkıp İstiklal Caddesi'ndeki vals kursumuza gidip , kahkahalar eşliğinde dans öğrenmeye çalıştığımız günler üzerinden 3 yıl mı geçmiş yani . Ne güzel , ne tatlı bir heyecanmış diyorum şuan .
O zamanlar kan ter içinde hiçbirşey yetişmeyecek diye stresten kilo verdiğimiz zamanlar üzerinden koca 3 yıl geçmiş öyle mi ..  Zaman su gibi akıyor , yaşarken farkettirmiyor da senin durmanı , durmanı ve geri dönüp bir bakmanı istiyor .

Bütün bir hafta yıldönümünün heyecanı vardı  üzerimde , eşimin sinsice planlar yaptığını hissediyordum çünkü . Laf arasında haftasonu evimizde olamayacağız dediğinde de zaten pazartesiye denk gelen yıldönümümüz için haftasonu kutlama yapılacağını anlamıştım .

Fakat yer konusunda hiç tahminim yok , daha önce gitmediğimiz bir yere gideceğimizi biliyorum sadece .

Büyük bir heyecanla bekliyorum .

Sevgiyle kalın ,



26 Ağustos 2015 Çarşamba

Roma Güncesi

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki benim için bir şehri yaşamadan , o şehirde  kaybolmadan , sanki yıllardır orada yaşıyormuş hissine kapılmadan o şehri terk etmek kısa film izlemek gibi bir şey . Tam havaya girince film bitiyor :) Bu sebepten Roma'da geçen 1 haftamı size anlatmak , Roma 'yı kısa sürede ziyaret etmek zorunda kalacaklara da önerilerde bulunmak için burdayım.

Eşim  keman yapımcısı diğer ismi ile luthiye ve kendisinin mesleğinin anayurdu olan İtalya 'ya olan hayranlığı sebebiyle gezimize uygun bir uçak bileti bularak ilk adımımızı atmış olduk .
 

Gideceğiniz şehirlerdeki iklim şartlarını internetten araştırmadan biletlerinizi almamanızı öneriyorum .Biz Roma'ya kasım ayında gittik en güzel mevsimi olduğunu da şans eseri oradayken öğrendik . Roma Fiumicino Havaalanında inip konaklayacağımız yer olan Termini'ye otobüs ile 5 euro ile 45 dakikada gittik . Otelimizi booking ten ayırtmıştık. Bizim için önemli olan merkezi olması ve temiz olmasıydı , biz çok memnun kaldık . Bu sebepten bütün gezimizi yürüyerek gerçekleştirebildik . Siz de konaklayacağınız yerin kriterleri arasına  lokasyon özelliklerini mutlaka koyun derim .

Trevi Çeşmesi Diğer Adıyla Aşk Çeşmesi
(Fontana Di Trevi )

Çeşmeye iki bozuk madeni para atılıyor ve iki ayrı dilek tutuluyormuş. Bunlardan biri Roma'ya yeniden gidebilmek için, diğeri aradığını aşk içinmiş. Biz bunları bildiğimiz için yanımızda bolca 5 kuruş getirmiştik , aklınızda olsun :)








        Kolezyum ( Colosseum )

 
En merak ettiğim yerlerden birisi Kolezyum'du. Sebebi sıkı bir Spartacus hayranı olmamdan kaynaklanıyor şüphesiz. İmparatorlar bu arenada Roma halkını ve kendilerini eğlendirmek için gladyatör dövüşleri düzenlerlermiş.Burayı gezmeden önce arenada geçen bir kaç film izlemenizi tavsiye ediyorum. Meşhur Gladyatör filmini tekrar izleyerek o havaya girebilirsiniz :)
 




Roma Forumu ve Palatino Tepesi

Kuşkusuz en fazla saati Roma Forumunda geçirdik.Oraya tam bir gün ayırmanızı tavsiye ederim. Çünkü böyle muazzam manzaraya sahip bir başka yeri Roma'da bulamayabilirsiniz. Kabul ediyorum biraz yorucu ama tadını çıkarın :) 
  

 



İspanyol Merdivenleri ( Spanish Steps)

Bütün gün heryeri yürüyerek gezdikten sonra, İspanyol Merdivenleri'ne oturmanızın zamanı gelmiştir artık sizin için. Elinize içeceklerinizi alıp,keyifle günün yorgunluğunu atabilirsiniz artık :) 
 

   

 

Yeme - İçme

Şuna şaşırmayın bu ülkede siesta uygulaması var. Yani gün içerisinde 13:00-16:00 saatleri arasında restoranlar açık değil. Bu sebepten yanınıza sandviç tarzı atıştırmalık almanızı tavsiye ediyorum yoksa aç kalabilirsiniz :) 
 
' Aqua Non Potabile ' yazan yerlerde su içmeyin fakat ben hiç bu uyarıyla karşılaşmadım. Hemen hemen bütün çeşmelerden kaynak suyu akıyor ve siz de şişenize dolduruyor gezinize devam ediyorsunuz . 
 
Menülerde 'servizio incluso ' yazıyorsa servis ücreti fiyata dahil demek. Yazmıyorsa ek olarak  ekmek ve servis ücretine şaşırmayın :) 
  
Ve pizza... Bence pizza, makarna, şarap ve peynir konusunda abartıldığı kadar varlar ve kesinlikle İtalyanlar bu işi çok iyi biliyor. Eğer çeşit çeşit pizza denemek istiyorsanız ara sokaklarda dilim pizzacıları deneyin derim .

 



 
Sevgiyle kalın 








 

 








 

 








 

 








 

 








 

 








 

 








 

 

Merhaba

Uzun zamandır düşündüğüm , fakat hayata geçirmeyi bitmeyen işler yüzünden ertelediğim bir şeydi blog yazmak .

Evreni ; saklambaç oynamaktan sıkılmayan her seferinde saklandığı yerde sobelenen ve tekrar saklanan bir çocuğa benzetiyorum.

Çünkü bu saklı kalma ve keşfedilme sonsuz bir paradoksta devam ediyor .

İşte bu düşünceyle ben de evrenin güzelliklerini keşfetmeyi ve paylaşmayı kendine dert etmiş bir gezentiyim .

Bilmediğiniz bir ülkede  bulmaya çalıştığınız o aidiyet hissinin peşinden koşarak , yeni macerelara ulaşırken sizin küçük not defteriniz olmam dileğiyle ,

Hepinize merhaba