28 Eylül 2015 Pazartesi

Pazartesi Güncesi

Eveeeet bir tatilin daha sonuna geldik ve dönerken bir sonraki tatilin planları yapılmaya başlandı bile. Birleşen tatil yokmu? Yine mi haftasonuna denk geliyor? Yılbaşı tatili cumaya geliyormuş bunu değerlendirmeli gibi peşpeşe gelen konuşmalarımızın sonunda nihayet rutinimize döndük. Ama her tatil dönüşü eşimle birbirimize söylediğimiz bir cümle var "insanın evi gibisi yok".

Bir de bizi bekleyen kedimiz bize ceza olarak bizi sabaha kadar uyutmadı 😂  Haklıydı, biz bunu haketmiştik. Bu yüzden durumu kabullenip sesimizi çıkarmadık. Sabaha kadar yarım yamalak uyuyan ben, yastığıma ortak olmuş kedimi alarmı kapatırken görünce, bütün uykusuzluğum yerini tatlı bir gülümsemeye bıraktı. 

Hayatta şükretmek için milyonlarca sebebimiz var. Ama bunu hatırlamamak için de milyonlarca bahanemiz de... 

Hayattaki tek derdinizin "akşam ne yemek pişirsem acaba " olması dileğiyle...

Sevgiyle kalın...

Gondol Sefası Güncesi

Venedik'e gelip de gondola binip kanallar arasında dolaşmadan Venedik'in tadını çıkarmak mümkün değil. Burası bir aşk şehri, romantizm en güzel burada yaşanabilir. Serenad yapan gondolcular, öpüşen aşıklar , manzara , huzur , aşk kısaca aradığınız herşey burada.

Venedik genel olarak çok pahalı bir şehir. Gondol fiyatları da 80 euroya sabitlenmiş. İster yalnız binin ister 6 kişi binin farketmiyor. Akşam saat 7den sonra ise 100 euro olarak değişiyor. 

Biz eşimle son akşamımıza sakladık gondol sefasını ve Venedik bir kez daha bizi büyüledi. Siz kanallar arası dolaşırken köprülerde telefonlarını hazırlamış sizi fotoğraflamak için bekleyen turistler ile beraber bir anda kendinizi bir film çekiminde hissediyorsunuz :) 

Bu aşk şehrini ilk yazımda da söylediğim gibi sular altında kalmadan mutlaka yaşayın...








Cremona Güncesi

   Venedikten Cremona' ya Milano trenine binerek ve Brescia dan aktarma yaparak ulaştık. Cremona yıllar önce küçük bir tarım şehriyken; dünyaca ünlü keman yapımcılarının yaşadığı bir sanat şehrine dönüşmüştür. Ünlü keman yapımcıları Stradivari ve Amati burada yaşayıp buranın bir luthiyeler şehrine dönüşmesine sebep olmuşlardır. Her mağazanın vitrininde bir keman ile dekorasyon yapıldığını görebilirsiniz; keman şeklinde çikolatalar, şekerler oldukça göz dolduruyor. Eşim luthiye olduğu için burası onun her zaman yaşamanın hayalini kurduğu ve görmek istediği bir yer olmuştu. Venedik gezimizdeki bu günü birlik Cremona kaçamağı; onun için mesleki bir gezi iken; benim için bambaşka bir keyfe dönüştü. Venedik'te yaşayan İtalyanların günlük yaşantısını gözlemlemek turist kalabalığından mümkün olmadığı için, burada insanların rutin hayatlarını izleme imkanı buldum. Venedik'teki fiyatlardan sonra yeme-içme fiyatları oldukça makul geldi bana. Cremona çan kulesi ve Cremona Katedralinin yer aldığı meydanda beyaz şarap içip manzaranın tadını çıkarmanızı tavsiye ederim. Tesadüfen bir yiyecek içecek festivaline denk geldik. Burada şirin yiyecek arabalarıyla çeşit çeşit tatlılar, İtalyaya has yiyecekler satıyorlardı. Fakat genel olarak ingilizce bilmedikleri için, domuz eti riskini göze alıp geleneksel lezzetlerini tadamadım. Venedikte hiç araba görmeyen biri olarak burada araba kullananların ne kadar yayaya saygı duyduklarını belirtmeden geçemeyeceğim. Zaten araç kullanımından çok bisiklet kullanımı yaygın. Yaşlı ve bakımlı teyzelerin alçak topuklu ayakkabılarıyla heryere bisikletle gittiklerini farkedince inanın gençliğimden utandım:)













27 Eylül 2015 Pazar

Murano - Burano Adaları Güncesi

Venedikte son günümüzde, Roma meydanından kalkan vapurlara binerek Murano adasına gittik. Murano adası cam yapımıyla ünlu bir ada imiş. Bir de cam müzesi var ki buraya geliyorsanız görmenizi tavsiye ederim. Daha önceki yazımda tavsiye etmediğim Venice kartın burda da geçtiğini öğrenip, iyiki de almışız dedim belirtmeden geçemeyeceğim. Buraya giriş kişi başi normalde 17 € . Biz bu yüzden ücret ödemeden girdik 💓Murano adasından Burano Adasına gitmek için ise 4.1 yazılı iskeleden bindiğiniz vapurla 2.durakta inerek aktarma yapıyorsunuz. Genel olarak adalara tüm gününüzü değil de 3-4 saatinizi ayırabilirsiniz. Son günümüze adaları bıraktığımız için biraz pişmanlık yaşasak da Burano'ya gelince iyiki de gelmişiz dedik.

Murano'ya gitmişken Muranodan cam obje ve takılar alabilirsiniz. Mağazalarda fiyatlar dudak uçuklatabilir ama sokak arası tezgahlarda daha makul fiyatlı takılar bulabilirsiniz.  

Burano da dantelleri ve rengarek evleri ile ünlü bir ada ve Murano'ya göre oldukça uzak. Sokaklarını gezerken annelerimiz buraya bayılırdı diye eşimle aklımızdan geçirdik🙏  Heryer dantelden masa örtüleri, minder kılıfları,şemsiyeler, yelpazeler, hatta kolalı maskelerden oluşan tezgahlardan oluşuyor.

Bir de sahilleri ile ünlü Lido adası var ki biz göremediğimiz için buraya bir kez daha gelme bahanesi bulduk kendimize. Çünkü buranın upuzun ve çok güzel bir kumsalı var ve plajları ile ünlü. Buraya yazın gelme planınız var ise mutlaka Lido'nun sahilinde denize girin. Ben yapamadım siz yapın👍 









24 Eylül 2015 Perşembe

Venedik Güncesi

Venedik' ten  San Marco Bazilikası Santa Maria Bazilikası ve Pazallo Ducale Sarayını görmeden ayrılmayın derim. San Marco Bazilikası adını aldığı San Marco Meydanında yer alıyor. Bu meydan sizden kaçmayan, aksinize omzunuza, kolunuza konan insancıl güvercinleriyle ünlü bir meydan. San Marco Bazilikasının ikinci katından meydanı kuş bakışı izleyebilirsiniz. 

29 yaşından küçükler "junior pack" ile  29,90 € ve 29 yaştan büyükler 39,90 €  "adult pack" paketleriyle müze, klise ve tiyatroları Venice Card ile dolaşabilirler. Fakat bunu Venedik'te uzun süre kalacaklar olanlara tavsiye ediyorum. Çünkü en büyük bazilikasi olan San Marco Bazilikası zaten ücretsiz, yalnızca 2.katına 2€ ödemeniz gerekiyor o da çıkmak isterseniz.
 
Yeme -İçme 

Venedik'teki deniz mahsulleri Adriyatik denizinden geldiği için çok lezzetli. Özellikle bunu bildiğimden olabildiğince az pizza yemeye çalıştım. 

Alış-Veriş 

Buraya alış veriş için çok fazla beklentiyle gelmeyin derim. Kendinize ve sevdiklerinize Murano Adasının cam objelerini ve Venedik'e özel maskeleri alabilirsiniz. Onun dışında Venedik tekstil alışverişi anlamında; benim gibi sizi de çok fazla tatmin etmeyebilir. Değişik yollardan Roma Meydanına geri dönerken küçük bir pazar keşfettik. Bir Cihangir değil ama antika severler için keyifli olabilir. Genellikle takı, biblo ve camdan yapılmış çeşitli eşyalardan oluşan küçük bir pazar. 


















18 Eylül 2015 Cuma

Venedik..Batmadan görmeniz gereken bir şehir...

Bir Johnny Deep hayranı olarak "The Tourist" filmini, bu şehri görmeden ölmek istemiyorum düşünceleriyle izlemiştim. Tabi bir de şehir sular altına gömülmeden.. Bu romantik şehir için planladığımız tarih Kurban Bayramı tatili oldu. Biletlerimizi aylar öncesinden Türk Hava Yolları'ndan almıştık. Otelimizi de bookingten Venedik şehir merkezinden seçmiştik. Otomobil, otobüs, ve motosikletin olmadığı bir dört gün ... Ne bir korna sesi ne egzoz kokusu...Benim aklımın hayalimin almadığını Venedikliler 600 yıl önce yapmışlar. Yüzlerce köprüsü, yüzlerce kanalı olan bir masal şehri yaratmışlar kendilerine. Şimdi kaçınılmaz sonu batmak olan bu şehri ayakta tutmak için herşeyi yapıyorlar. Evlerinin duvarlarına bir çivi çakabilmek için bir sürü yere gidip onay almaları gerekiyor. Nasıl oluyor da binaları ayakta tutan ahşap kazıklar çürümemiş diye düşünmemek elde degil.  Ama öğrendim ki su altında oksijen olmadığı için ahşap çürümediği gibi kaya gibi sert bir maddeye dönüşmüş. 6 yüzyıl önce Venedikliler, kendilerini karadan gelebilecek saldırılara karşı koruyabilmek için, sular altında kendilerine bir medeniyet kurmuşlar. 

Bu masal şehrinde dört güne planlamış olduğum gezimi size en başından anlatmak istiyorum.

Şehir dışında oturanlar ve hava alanına kendi araçları ile gelenler için otopark büyük sıkıntı oluyor. Biz Sabiha Gökçenden uçtuğumuz için 500 metre yakınındaki World Atlantis Avm'nin 24saat açık otoparkına günlük 10tl gibi cuzi bir rakamla aracımızı bırakıp, havaalanına da ücretsiz servisleri ile gidebildik. Yakınlarda işpark da vardı,fakat kapalı yerde kalmasını istediğimiz için bu şekilde bir yol izledik. Ama aklınızda bulunsun önceden internetten rezervasyon yapmanız gerekiyor.

Bugün Venedik sokaklarını yürüyerek keşfettik, yarın daha detaylı bir yazı yazacağım ama kısaca bir bilgi vermek gerekirse Venedik bilindiği üzere kanallar şehridir ve birbirinden güzel köprüleri vardır. Burada dolaşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız adete zaman kavramınızı yitirirsiniz. Eğer hele bir de yer yön duygunuz çok iyi değilse yahu burayı demin geçtik diye söylene söylene gezebilirsiniz.

Murano ve Burano adalarına bir gün ayırmayı planlıyorum. Yarın da bazilikalar ve tarihi ile ilgili yazı yazacağım. 

Herkesin sevdikleriyle güzel bir bayram geçirmesini dilerim👼🏼