18 Eylül 2015 Cuma

Venedik..Batmadan görmeniz gereken bir şehir...

Bir Johnny Deep hayranı olarak "The Tourist" filmini, bu şehri görmeden ölmek istemiyorum düşünceleriyle izlemiştim. Tabi bir de şehir sular altına gömülmeden.. Bu romantik şehir için planladığımız tarih Kurban Bayramı tatili oldu. Biletlerimizi aylar öncesinden Türk Hava Yolları'ndan almıştık. Otelimizi de bookingten Venedik şehir merkezinden seçmiştik. Otomobil, otobüs, ve motosikletin olmadığı bir dört gün ... Ne bir korna sesi ne egzoz kokusu...Benim aklımın hayalimin almadığını Venedikliler 600 yıl önce yapmışlar. Yüzlerce köprüsü, yüzlerce kanalı olan bir masal şehri yaratmışlar kendilerine. Şimdi kaçınılmaz sonu batmak olan bu şehri ayakta tutmak için herşeyi yapıyorlar. Evlerinin duvarlarına bir çivi çakabilmek için bir sürü yere gidip onay almaları gerekiyor. Nasıl oluyor da binaları ayakta tutan ahşap kazıklar çürümemiş diye düşünmemek elde degil.  Ama öğrendim ki su altında oksijen olmadığı için ahşap çürümediği gibi kaya gibi sert bir maddeye dönüşmüş. 6 yüzyıl önce Venedikliler, kendilerini karadan gelebilecek saldırılara karşı koruyabilmek için, sular altında kendilerine bir medeniyet kurmuşlar. 

Bu masal şehrinde dört güne planlamış olduğum gezimi size en başından anlatmak istiyorum.

Şehir dışında oturanlar ve hava alanına kendi araçları ile gelenler için otopark büyük sıkıntı oluyor. Biz Sabiha Gökçenden uçtuğumuz için 500 metre yakınındaki World Atlantis Avm'nin 24saat açık otoparkına günlük 10tl gibi cuzi bir rakamla aracımızı bırakıp, havaalanına da ücretsiz servisleri ile gidebildik. Yakınlarda işpark da vardı,fakat kapalı yerde kalmasını istediğimiz için bu şekilde bir yol izledik. Ama aklınızda bulunsun önceden internetten rezervasyon yapmanız gerekiyor.

Bugün Venedik sokaklarını yürüyerek keşfettik, yarın daha detaylı bir yazı yazacağım ama kısaca bir bilgi vermek gerekirse Venedik bilindiği üzere kanallar şehridir ve birbirinden güzel köprüleri vardır. Burada dolaşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız adete zaman kavramınızı yitirirsiniz. Eğer hele bir de yer yön duygunuz çok iyi değilse yahu burayı demin geçtik diye söylene söylene gezebilirsiniz.

Murano ve Burano adalarına bir gün ayırmayı planlıyorum. Yarın da bazilikalar ve tarihi ile ilgili yazı yazacağım. 

Herkesin sevdikleriyle güzel bir bayram geçirmesini dilerim👼🏼






















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder