Sevgiyle kalın,
14 Kasım 2015 Cumartesi
Giritli Güncesi
Hafta sonu havanın çok güzel olacağını öğrenince hemen biz de bunu İstanbul'a bir kaçamak yaparak değerlendirmek istedik. Yıllarca kardeşimden hiç ayrı kalmayan ben 1 senedir ondan mesafe olarak uzak kalmanın derin mutsuzluğunu yaşıyordum.. Bu sefer İstanbul'a gelişimizde en yakın can dostum Oya ve kardeşim Yağmur ile birlikte saatin nasıl geçtiğini anlamadığımız bol sohbetli, ağlamalı gülmeli, dolu dolu bir cumartesi gündüzü yaşadık.. Bu yazıyı yazma sebebim ise cumartesi akşamı büyük börülcem Suna'mın müdavimi olduğu bir Girit Restoranı olan Giritli Restoran'ı sizlere anlatmak. Giritli Restoran isminden de anlaşılacağı üzere 25 çeşit Yunan mezeleriyle aklınızı başınızdan alan Akdeniz mutfağına sahip bir lezzet durağı.. Restoranın fix menü uygulaması var. Kişi başı 150 TL ödeyerek öncelikle deniz mahsüllü arpacık pilavı ile başlangıç yapıyorsunuz. Sınırsız içecek de bu fiyatın içine dahil oluyor. Mezeler yeşillik ve deniz ürünlerinden oluşuyor. Ve bütün herşey haftalık olarak Yunanistan'dan gidip seçilerek yalnızca organik olanlar temin ediliyor. Ot severler burası tam size göre.. Herşey taptaze.. Mezelerin çeşidi karşısında hangisini yiyeceğinizi şaşırıyorsunuz.. Sıcacık servis edilen pide sayesinde iştahınızın kabarmaya devam etmesiyle porsiyon kontrolünüzü kaybediyorsunuz. Artık siz binbir çeşit otların, lakerdanın, somon pastırmanın, havyarın ve ismi aklıma gelmeyen alttaki fotoğraflarda görebileceğiniz güzelliklerin kölesisiniz. Acele etmeden, keyifli Yunan müzikleriyle bu güzelliklerin çok uzaklardan sizler için geldiğini düşünerek tadını çıkarın. Arpacık pilavından sonra ara sıcak olarak ahtapot ızgara, kalamar tava ve otlu pideden sonra gelen çeşitli sezon balığı seçenekleri ile bu lezzet durağının sonuna geliyorsunuz. Sahibi Ayşe Hanım tam bir hayvansever.. Yaralı kedilere yuva sağlıyor, besliyor ve sahiplendiriyor. Bazı şanslılar da restoranın bahçesinde yaşamlarına devam ediyorlar.. Mesela bir minnağın adı Banu Alkan, çok şeker bir sarman. İstanbul'un tarihi yarımadasının en eski semtlerinden olan Ahırkapı'da bu güzel konakta hayatın pause tuşuna basıp sadece anın tadını çıkarmak için bence geç kalmayın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder